2009, Cilt 22, Sayı 1, Sayfa(lar) 045-048
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
ÜLSERATİF KOLİTTE DİVERTİKÜLOZİS PREVALANSI
Oya Yönal, Özlen Atuğ, Yeşim Özen Alahdab, Hulya Över Hamzaoglu
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Gastroenteroloji Bilim Dalı, İstanbul, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Divertikül, ülseratif kolit, prevalans
Özet
Giriş ve Amaç: Kolonik divertikülozis; sigmoid kolon kontraktiltesi ve lümen içi basıncındaki artış nedeni ile barsak duvarında kalınlaşma ile karakterize bir hastalıktır. Kolonun anatomik özellikleri, yaşla kolon duvarındaki ortaya çıkan değişiklikler, motor disfonksiyon, intraluminal basınç artışı ve az lifli diyet divertikül oluşumuna katkıda bulunabilir. Ülseratif kolitli hastalarda kronik inflamasyon nedeniyle barsak duvarının kas tonusu ve kontraktilitesi azalır. Ayrıca kronik kolitte dışkı sulu, intrakolonik basınç düşüktür. Bu çalışmanın amacı ülseratif kolitli hastalarda kolonik divertikülozis prevalansını saptamaktır.

Materyal ve Metod: Elli yaşından büyük 100 tane ülseratif kolitli hastanın kolonoskopi sonuçları divertikül varlığı açısından retrospektif olarak değerlendirildi ve kolorektal kanser için tarama kolonoskopisi yapılan 100 hastanın sonuçları ile karşılaştırıldı.

Bulgular: Ülseratif koliti olan hastaların 1/100’inde (%8) , koliti olmayanların ise 28/100’inde (%28) kolonik divertikülozis saptandı ( p<0.0001)

Sonuç: Ülseratif kolitli hastalarda kolonik divertikülozis prevalansı anlamlı olarak düşüktür. Bu bulgu muhtemelen barsak duvarındaki kronik inflamasyon ile ilişkilidir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Kronik divertikülün patolojik tanımı ilk kez 1849’da Cruveilhier tarfından yapılmıştır1. Barsak duvarının dışarıya doğru kesecik halinde çıkmasına divertikül, barsak duvarında çok sayıda kesecik olmasına ise divertikulozis denir. Divertiküller gerçek ve yalancı olmak üzere iki çeşittir. Gerçek düvertiküllerde barsak duvarının dışarıya doğru keseciklenen yerinde barsağın üç tabakası (mukoza, kas tabakası, dış zar) bulunur. Yalancı divertikülde ise sadece mukoza ve submukoza bulunur. Kolonun divertikülleri yalancı divertiküllerdir2. Kolonun divertiküler hastalığı belirti vermeyebilir, dışkı şekli ve dışkılama alışkanlığındaki değişiklikten ciddi kanama, ciddi infeksiyon ve hatta perforasyon ve peritonite kadar değişen birçok klinik tabloya neden olabilir.

    Divertiküler hastalığın patogenezi multifaktöriyeldir. Kolona ait anatomik özellikler, yaş ile birlikte barsak duvarında ortaya çıkan değişiklikler, motor disfonksiyon, intraluminal basınç artışı ve az lifli diyet divertikül oluşumuna katkıda bulunmaktadır2. Divertikül sıklığı 40 yaşının üzerinde olanlarda artmaktadır. Altmış yaşının üzerinde olanların otopsi serilerinde erişkinlerin %50’sinde divertiküle rastlanmıştır3.

    Kolonik divertikülozisde sigmoid kontraktilitesi ve lümen içi basıncındaki artış nedeni ile kolon duvarı kalınlaşır. Ülseratif kolitli (ÜK) hastalarda kronik inflamasyon nedeniyle barsak duvarındaki kasların tonusu ve kontraktilitesi azalır. Ayrıca kronik kolitte intrakolonik basınç düşüktür. Bu nedenle ÜK’li hastalarda divertikül prevelansının düşük olması beklenebilir4

    Bu çalışmanın amacı, ÜK’li hastalarda kolonik divertikülozis prevalansını saptamaktır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metot
    Marmara Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji polikliniğine başvuran 50 yaşından büyük ÜK’li hastaların ve kolorektal kanser için tarama kolonoskopisi yapılan hastaların kolonoskopi sonuçları divertikülozis varlığı açısından retrospektif olarak değerlendirildi. Yaş ve cinsiyet açısından benzer olan 100 ÜK’li hasta ( sol kolon tutulumu, yaygın veya pankolit) ve ÜK’i olmayan, kolorektal kanser taraması için kolonoskopi yapılan 100 hasta çalışmaya dahil edildi. Distal ÜK’li hastalar çalışmaya alınmadı.

    İstatistiksel değerlendirmede sürekli veriler ortalama ± standart sapma olarak ifade edildi. Sürekli veriler t testi, süreksiz veriler Chi-square test kullanılarak karşılaştırıldı. P<0.05 ise gruplararasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    ÜK grubundaki 100 hastanın yaş ortalaması 58.7±8.7 yıl, kadın/erkek oranı 48/52, hastalık yaşı ortalaması 8.2±6.1 yıl, hastaların %20’si pankolit, %10’u yaygın tutulumlu ve %70’i sol kolon tutulumlu olarak saptandı. Kontrol grubunda ise yaş ortalaması 59.8 ± 9 yıl, kadın/erkek oranı 54/46 olarak tesbit edildi. ÜK’i olan hastaların 1/100’inde (%1) ve ÜK’i olmayanların ise 28/100’inde (%28) kolonik divertikülozis saptandı ( p<0.0001) (Tablo 1).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Hasta gruplarının özellikleri

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Kolonun divertiküler hastalığı oldukça yaygındır. Yaş, cinsiyet, ırk, yaşanılan yerin coğrafik özellikleri divertikül oluşumunda rol oynar5. Divertikül sıklığı yaş ile artmaktadır ve batı toplumlarında 50 yaşın üzerinde olanlarda insidansı %20-50 arasında saptanmıştır6 .

    Az lifli diyetle beslenen Batı toplumlarında divertiküle daha sık rastlanır. Az lifli diyet dışkı hacmini azaltır, kolonu daraltır. Daha küçük hacimdeki dışkı kitlesini hareket ettirmek için intraluminal basıncın daha yüksek değerlere ulaşması gerekir. Ancak diyetteki lif miktarının divertikül etyolojisindeki ve tedavisindeki yeri açıklığa kavuşmamıştır6. Kolonik divertikülozisde kolon kontraktilitesi, intrakolonik basınç ve duvar kalınlığı artmışken ülseratif kolitli hastalarda kronik inflamasyon nedeniyle kas tonusu, kontraktilitesi ve intrakolonik basınç azalır. Bu nedenle ülseratif kolitli kimselerde divertiküllere daha az rastlanması beklenir. Rispo A. ve ark. bu hipotezden yola çıkarak yaptıkları bir çalışmada 45 yaşından büyük ÜK’li hastaların kolonoskopilerini kontrol grubunun kolonoskopileri ile karşılaştırmışlar, 85 ÜK’li hastanın 7’sinde ( %8.2) ve 85 kişilik kontrol grubunun 24’ünde (%28.2) divertikulozise rastlamışlardır ( p<0.001). Lahat A. ve arkadaşlarının çalışması inflamatuar barsak hastalıklarında uzun süreli inflamasyonun düşük divertikulozis prevalansı ile birlikte olduğunu göstermiştir. Bu çalışmada 314 inflamatuar barsak hastası (ülseratif kolit, Crohn koliti, indetermine kolit) ile 1023 kontrol grubu divertikulozis prevelansı açısından değerlendirilmiştir. İBH subgrupları arasında divertikulozis sıklığı açısından fark bulunmamış ancak İBH grubu kontrol grubu ile karşılaştırıldığında divertikulozis prevelansının istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük olduğu görülmüştür (sırası ile %3.5, %15, p<0.001).

    Divertikülü olan hastaların bazılarında özellikle sigmoid kolon mukozasında ÜK ile karışabilen patolojik değişiklikler saptanmıştır8. Bu değişiklikler sigmoid colitis-associated diverticulosis (SCAD) terimi ile tanımlanmıştır. Klinik ve endoskopik özelliklerine göre gerçek ülseratif kolitten ayırt edilebilir. Bazen bu vakalar ülseratif sigmoidite dönüşebilmektedir9. Biz bu çalışmada ülseratif kolit ile divertiküle bağlı kolon mukoza değişikliklerinin karışması ihtimalini ortadan kaldırmak için distal ÜK’li hastaları çalışmaya almadık.

    Şimdiye kadar Türk populasyonunda ÜK’li hastalarda divertikülozis prevelansını araştıran bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmada ilk defa Türk populasyonunda ÜK’li hastalarda divertikül prevalansının tarama amacıyla kolonoskopi yapılanlara göre anlamlı derecede azalmış olduğunu saptadık. Kontrol grubunda 50 yaş üzerindeki bireylerde divertikülozis sıklığının %28 olduğunu belirledik. Bu sıklık batı toplumlarındaki divertikül prevelansına (%20-50) benzer. Benzerliğin nedeni toplumumuzun beslenme alışkanlıklarının batılılarınkine benzemesi olabilir.

    Sonuç olarak, ÜK’li hastalarda kolonik divertikülozis prevalansı anlamlı olarak düşüktür. Bu bulgu muhtemelen barsak duvarındaki kronik inflamasyon ile ilişkilidir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Cruveilhier J. Traite d’anatomie pathologique generale. 1849; Vol 1: 593.

    2) Feldman M,Friedman L, Sleisenger M. Diverticular disease of the colon. In: Hodgson S, Dudlick M, eds. Gastrointestinal and Liver Disease. 7th Edition. Philadelphia: Saunders, 2002: 2100-2112.

    3) Painter NS, Burkitt DP. Diverticular disease of the colon, a 20th century problem. Clin Gastroenterol 1975; 4:3-21.

    4) Rispo A, Pasquale L, Cozzolino A, et al. Lower prevalence of diverticulosis in patients with ulcerative colitis. Dis Colon Rectum 2007;50(8):1164-1168.

    5) Martel J, Raskin JB, NDSG ;History, incidence, and epidemiology of diverticulosis. J Clin Gastroenterol 2008; 42 (10) :1125-1127.

    6) Braunwald E, Fauci AS,Kasper DL,Hauser SL, Longa DL, Jameson JL. Harrison’s Principles of Internal Medicine. 15th edition. Chapter 289. USA: McGraw-Hill, 2001: 1695-1696.

    7) Lahat A, Avidan B, Bar-Meir S, et al. Long-standing colonic inflammation is associated with a low prevalence of diverticuli in inflammatory bowel disease patients. Inflamm Bowel Dis 2007;13(6): 733-736.

    8) Ye H, Losada M, West AB . Diverticulosis coli: update on a "Western" disease. Adv Anat Pathol 2005;12 (2):74- 80.

    9) Makapugay LM, Dean PJ. Diverticular disease-associated chronic colitis Am J Surg Pathol 1996;20(1):94-102.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]